KARADUT


İÇİNDE BULUNAN MADDELER :
Su, glikoz, serbest asid, yağlar, tuzlar, zamk, albüminli maddeler, küller, tanen, renkli madde, succinique acid ve ni­hayet A ve C vitaminleri bulunur.

VASIFLARI :
Vücuda kuvvet ve serinlik verir, yumuşatıcı, toksinleri atı­cı, besleyici hassaları vardır ve nihayet diş etlerinin kanama­sını Önler.

NERELERDE KULLANILIR:
İçten Kullanılışı:
Zayıflıkta, kanamaya istidadı olanlarda, kabızlıkta ve ni­hayet anjinlerde kullanılır.
Dıştan kullanılışı: Aft, anjin ve diş etleri iltihabında çok kullanılan bir ilâçtır. Dut şurubu yine bu hastalıklarda halk tarafından çok kul­lanılmakladır.

NASIL. KULLANILIR :
Çok olmuş meyveler kabızlığa çok iyi gelir. Aksine ham olanları kabız yapar ve ishallerde kullanılır. Anjinlerde, diş eti iltihaplarında ve aft hastalığında şurubu yapılır ve bununla ağız günde 5-10 kez gargara yapılır.,Şeker hastalığına karşı yapraklan kullanılır. Bunun için yapraklar kaynatılır ve kayna­mış sudan günde 2-3 bardak içilir.
 
KARADUT’UN KANSERLE İLİŞKİSİ:

Aldığımız besinlerin vücudumuzda yanarak enerjiye dönüşmesi sırasında serbest radikal diye bilinen toksinler açığa çıkar. Bu oksidan özellikli serbest radikallerin önemli bir kısmı bağırsaklar, böbrekler, ter bezleri ve akciğerlerle dışarı atılır. Ancak dışarı atılmayan serbest radikal, hücre zarlarına yapışarak, onların yıpranmasına, yaşlanmasına, hatta DNAsını bozarak kanserojen bir özellik kazanmasına yol açar. Oksidasyonun artması, bağışıklık sistemine de zarar vererek, vücut direncini zayıf düşürür. Bu zararlı toksinleri dışarı atmak için vücudumuz  ilave antioksidan güçlere gereksinim duyar. Doğada sebze ve meyvelerde özellikle karadutta bol miktarda bulunan bazı vitamin ve mineraller, Antosiyanin, flavonoller, bu ilave antioksidan ihtiyacımızın en güçlü yardımcılarıdır.( Antosiyanin içeren mor renkli besinler çok güçlü antioksidan yani hücre yaşlanmasını önleyici özelliklere sahipler. Sağıklı dokuları ve hücreleri korur böylece kanser ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltırlar.)

  

Vücudumuzu yıpratıyorlar


Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, bir yazısında toksinlerle ilgili olarak şunları söylemektedir: Serbest radikal diye bilinen toksinlerin en önemli özellikleri vücutta birer yağmacı gibi davranmalarıdır. Bunlar davetsiz misafirler gibidir. Hücrelerimizin değişik kısımlarına yapışır ve o bölümleri paslandırır. Oksidasyon denen bu kimyasal süreçler; damarlarımızı, bağışıklık sistemimizi, organlarımızı daha erken yaşlandırır. Mesela; vücudumuzdaki her hücrenin müthiş bir genetik hafızası vardır. Her hücre neyi, ne zaman, ne sıklıkta yapması gerektiğini çok iyi bilir. Hücreler bu yeteneklerini DNAlardan alır. Bölündükçe DNA yeni hücrelere de kopyalanır. Eğer bu kopyalanma sürecinde bazı hatalar oluşursa, bazı sağlık problemleri kapımızı çalmaya başlayabilir. Vücudumuzda biriken oksitleyici serbest radikaller DNA kopyalanması sürecini bozabilir ve zarar görmesine sebep olabilir. Oksidasyon kanser eğilimini de tetikleyebilir veya kanser hücrelerinin yayılmasını engelleyen bağışıklık sistemine zarar verebilir.

    Günümüz bilim insanları,ilerleyen teknolojik imkanlarla birlikte karadut üzerindeki araştırmaları sayesinde yakın gelecekte kansere karşı etkili ilaçlar geliştirebilirler.Bu sayede, amansız hastalığın pençesine düşmüş bir çok insan sağlıklarına kavuşacaklardır.

 

BASINDAN HABERLER

 

 

Gümüşhane Türk Telekom Fen Lisesi öğrencisi 17 yaşındaki Emir Furkan Doğru, Gümüşhane yöresinde yetişen Karadut’un içindeki Resveratrol maddesinin kanserin tedavisine yardımcı olacağını iddia ediyor.
TÜBİTAK-BİDEB tarafından düzenlenen Orta Öğretim öğrencileri arası araştırma projeleri bölge sergisi 23-25 Mart tarihlerinde Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlık binasında açılacak. Bölge sergisine Gümüşhane’yi temsilen Türk Telekom Fen Lisesi öğrencisi Emir Furkan Doğru katılacak.
Gümüşhane Türk Telekom Fen Lisesi Müdürü Ömer Pir, Erzurum’da yapılacak Araştırma Projeleri Yarışması öncesi Milli Eğitim Müdürü Ferda Yıldırım’ı ziyaret ederek yarışma ile ilgili bilgi verdi.
Fen Lisesi öğrencisi Emir Furkan Doğru tarafından hazırlanan "Gümüşhane yöresinde yetişen Karadut’un HPLC yöntemiyle resveratrol miktarının bulunması" konulu biyoloji projesinin Erzurum bölgesinde yapılacak olan yarışmaya davet edildiğini ifade eden Pir, araştırma projesinin birçok kanser türünün tedavisine yardımcı olacağının savunulduğunu söyledi.

 

Projesini İl Milli Eğitim Müdürü Ferda Yıldırım’a anlatan genç mucit Emir Furkan Doğru, 1947 yılında "Fransız Paradoksu" adlı bir araştırmadan çıkan resveratrol hormonunun Fransa’nın Bordeaux bölgesinde bol yağlı ve sigara tüketimine rağmen kalp rahatsızlıklarının yok denecek kadar az görülmesi üzerine İngiltere’de bir üniversitede başlatılan araştırmanın ardından Karadut’ta Resveratrol’un varlığının tespit edildiğini fakat miktarının açıklanmadığını söyledi.

 

KANSER TEDAVİSİNDE
YENİ BİR ÇIĞIR AÇILABİLİR

Doğada 72 adet bitki türünde bulunan resveratrol adlı hormonun bazı bitkilerde saldırı altındayken (mantar enfeksiyonlarına karşı), verimsiz araziler ve soğuk hava şartlarında bitkinin kendisini koruması için üretilen bitkisel bir hormon olduğunu ifade eden Doğru, Gümüşhane’nin hem yüksek rakımda bulunması, hem de soğuk hava şartlarına ağaçların dayanıklı olması nedeniyle böyle bir araştırma yapmaya karar verdiklerini söyledi. Doğru, araştırma için çeşitli üniversitelerle görüştüklerini fakat laboratuar ortamında yapılacak tahliller için kendilerinden yüksek meblağlarda ücret istenince TÜBİTAK’a ait bir laboratuarda tahlilleri yaptıklarını ve çıkan sonuçların çığır açabilecek düzeyde olduğunu belirtti.Yapılan tahliller sonucunda bir kilogram Gümüşhane Karadutu’nda 87,73 miligram resveratrol hormonu bulunduğunu tespit ettiklerini belirten Doğru, "Klinik çalışmalarda fareler üzerinde yapılan deneylerde 22 miligram/kilogram resveratrol iki farklı fareye verildi. Bol yağlı diyetle beslenen farelerden resveratrol verilen fare diğer fareye göre yüzde 30 daha fazla yaşamıştır. Ölüm riski yüzde 30daha azalmıştır. Fareye verilen 22 miligram ama 1 kilogram karadutta bu hormon 87,73 miligram çıkmıştır. Başka bir analizde ise diyabet hastası olan fareye 50 miligram/kilogram resveratrol verildiğinde 3 hafta sonra diyabetin yüzde 21 düşürüldüğü görüldü. Yani karadut diyabete de iyi geliyor" dedi.


 

Alışveriş Sepetim


Henüz sepetiniz boş



Sepeti İncele
 
 
Üye Bölümü
  Adınız
   Şifreniz
  Hatırla 
  » Yeni Kayıt
 
 
 

 

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

 

İlginç bir aşk hikayesi

kızın adı Tispe delikanlınınki ise Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardı.

Birlikte büyüdüler ve çocukluklarindan beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi.
Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. ....

..............Devamı..... ........

 
karadut    
   
online